April 3
Geleneksel Çin tıbbında meme kanseri, göğüsler üzerinden geçen karaciğer ve akciğer meridyenine bağlıdır. Dışa vurulamayan ya da çok güçlü negatif duygu birikimleri, yüksek derecede öfke ya da üzüntü olarak ortaya çıkar. Bu da kanserin oluşumuna zemin hazırlar. Kadın vücudundaki en zarif ve hassas organ olan “meme” de en belirgin hedefidir.

Batı tıbbı “meme kanseriyle savaş” adı altında bir tedavi yürütür. Medya da buna yardım eder. Amaçları kansere saldırıp yenerek hayatta kalma mücadelesini kazanmaktır. Çigong yaklaşımı ise biraz daha farklıdır ve toksinleri temizleme, duyguları dengeleme ve bağışıklık sistemini güçlendirme yoluyla kanserle mücadele etmeye odaklanır. Doğu’daki terapiler işgalcileri ilaçla öldürmeye çalışmaz; amaç daha çok vücudun geri kalan her bir hücresini iyileşmek üzere mücadele için etkin kılmaktır. Dengesizlik içe dönük olduğu için, kişi hem dönüşüm hem de iyileştirme yetisine kendisi sahiptir. Çigong, kişinin özünde olan iyileştirici gücü etkin kılmayı ve bağışıklık sistemini harekete geçirerek, hasta olan kişi ne kadar güçsüz ve çaresiz durumda olursa olsun sağlığını geri kazandırmayı hedefler.

devam