Browsing all posts in: Qigong

Yin Yang

April 3
Yin Yang’ın ne olduğunu hepiniz az çok biliyorsunuz. Gece-gündüz, soğuk-sıcak, ağır-hafif, olumlu-olumsuz gibi karşıt özelliklerin bir arada bulunmasından hatırlayacaksınız.

Burada bedensel açıyı ve enerji boyutunu kapsayan bir yaklaşımla değişik bilgiler paylaşacağım sizlerle.

Çigong gibi enerjiyle haşır neşir öğretilerde Yin Yang’ın önemi büyüktür. Enerji boyutunda sadece zıtlıklar deyip geçmek Çigong’da basit kalır. Zira Yin Yang dengesini kurabilmek bir ustanın senelerini alır. Buna rağmen buna erişemeden sadece Yang seviyesinde kalan pek çok usta vardır.

Eliyle kağıtları yakan, kaşıkları büken, cisimleri oynatan, beden dışı deneyimler yaşayan, hızlı şekilde şifa veren, olağanüstü yeteneklere sahip ustaların tümü uzun seneler boyunca sadece nefes ve meditasyon sayesinde Yin Yang dengelerini kurabilmişlerdir. Bizler ise en usta olduğumuz zamanlarda bile sadece Yang enerjisi ile çalışırız. Dünyadan aldığımız Yin enerjisi, daha önce yazdığımız “Karnımızdaki ikinci beyin” yazısında bahsi geçen Alt Dantien bölgesinde Yang olarak Çi enerjisine dönüşür. Çi daha sonra Shen dediğimiz ruhsal enerjiye, o da Wuji denen hiçliğe yani evrene açılan kapıya doğru yol alır.

devam

Kurumsal Çigong

April 3

Teknoloji içinde yüzdüğümüz günümüzde, zamanımız kısıtlı ve çok değerli, stres seviyemizse tavan yapmış durumda. Her şeye daha hızlı ulaşmanın peşinde koşarken bedenimiz ve zihnimizde oluşturduğumuz aşırı baskıya kulak asmıyoruz. Farkında olmadan gitgide dengeden uzaklaşıyoruz.

Sosyalleşiyoruz, mobiliz, hiper bağlantılarla iletişim kuruyoruz, sürekli iletişim halinde de kalabiliyoruz, hayatı kolaylaştıracak pek çok şeye de sahibiz. Ancak bu “süreklilik” hali bizi bedensel ve zihinsel yönden yıpratıyor. Kendi bedenlerimizin ve zihinlerimizin efendisi olup sağlık ve mutluluğumuzun dizginlerini ele alabilir miyiz peki?

devam

Şifacılığa Giriş

April 3

Bana gaz veren ve Çin’e gidişimi tetikleyen şey, mesane kanseri olan bir kadının Çigong ustaları tarafından 3 dakika içinde iyileştirilmesini gösteren bir video olmuştu.

Çin’den döndüğümde uzun bir süre inzivaya çekilip sabah akşam düzenli Çigong egzersizlerimi ve meditasyonlarımı yaptım. Bu esnada sadece farkındalık yaratmak amacıyla Çigong hakkında dergilere makaleler yazdım. Ardından büyük ustalarımın yetkilendirmesiyle eğitim vermeye başladım.

Web sitemde yazdığım bir ibare yüzünden pek çok kişiden sitem dolu, hatta bazen hakaretlere varan yazılar aldım. Söylediğim, insanların benden şifa vermemi istememeleri, onlara kendi kendilerini nasıl iyileştirebileceklerini öğretmeyi hedefliyor olmamdı. “Madem Çin’e gittin, niye şifa vermiyorsun? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?“ diyen okurlarım oldu.

devam

Çigong Formları

April 3
Yine çok sık gelen sorulardan birini cevaplamak istedim bu sayıda. Çigong formlarını merak edenler sevgiyle okusunlar…

Bunları okuduktan sonra aklınızdan geçeceğinden emin olduğum ve daha siz sormadan cevaplamak istediğim bir başka soru ise şu:

“Peki hangi formu yapmalıyım?”

Hangisini yaptığınız, gösterdiğiniz sebat ve özveri ile doğru orantılı. Yani içlerinden birini seçin; hakkını vererek yapın; yeterli zamanı ayırın; beden-zihin-ruh üçlüsünü es geçmeyin; usta-çırak ilişkisine özen gösterip siz de ustalaşıncaya kadar sabırla ve sebatla hocanızın izinden gidin. Bunları yaptığınız sürece hangi formu seçerseniz seçin, hem bedenen şifa bulur ve güçlenir hem zihnen aydınlanır hem de ruhen huzura kavuşursunuz. Yaşlılık sadece rakamdan ibaret olur. Hastalıklar ise kâğıt üzerinde kalır.

Önemli bir husus da şu: Hangi formu seçerseniz seçin, öncesinde duruş, nefes ve meditasyon tekniklerini içeren, Çi’de ustalaşmanızı sağlayacak temel bir eğitimden geçmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Sıralamasına dikkat etmeden Çin’de ve ülkemizde uygulanan en popüler formlardan örnekler vererek devam edelim.

devam

Çigong ve Reiki

April 3
Öğrenci adayları genellikle şu soruyu soruyor: “Çigong mu, Reiki mi?”
Buna cevap vermek zor. Cevap vermeye çalışan ancak kendi fikirlerini söyleyebilir. Doğru olan ise içtenlikle uygulanan her şifa amacına ulaşır, ismi cismi önemli değildir, gerisi ise egodur. Senin, benim, onun egosu… Hepimiz insanız ve egolarımızla yaşıyoruz. Güzel olan ise egolarımıza rağmen şifanın işliyor olması.

Bu iki öğretinin en büyük ortak noktası, Çin tarafında telafuz edilen Çi ile Japon kanadında telafuz edilen Ki’nin aynı şey olması. Yani ikisi de yaşam enerjisini temsil ediyor. İkisi de en saf ve içten haliyle evrenden gelen enerjinin iyi amaçlar uğruna kullanılmasını gerektiriyor.
devam